uzun zamandır gerçekleşeceği bilinen sınır ötesi operasyon tahmin edilen zamanın öncesinde gerçekleşti ve tabii ki bu arada sessiz ve derinden bir şey daha oldu Türkiye gündeminde tam da 10.000 (basında telafuz edilen rakam bu) asker sınırın öteki yakasında büyük bit mücadele verirken türban meclisten geçiriliverdi hani şu 1 haftadır cumhurbaşkanının onaylamadığı ve neden onaylamadığı hakkında bir sürü tahminin ortalıkta dolaştığı yasa tasarısından bahsediyorum.çok şey söylendi bu konuyla ilgili olarak herkes kadar ben de bunaldım bu türban hikayesinden o yüzden daha fazla uzatmayacağım ama zamanlama düşünüldüğünde yapılan bu köylü kurnazlığı artık kabak tadı verdi.
evet Türkiye çapı ne olursa olsun bi savaşın içine girdi.. bu yazı klavyeden savaş yönetimi ve TSK'ya tavsiyeler mektubu değil .bu konuda tek söylemek istediğim şey var en kısa sürede ve en az kayıpla geri dönmelerini umuyorum.
ben sadece operasyon haberlerini izlerken aslında bi süre sonra boş boş ekrana bakmama sebep olan düşünceleri paylaşmak istiyorum ; şu ne zaman dokunsak kanayan yaranın kabuğunu kaldırıcam çünkü anladım ki kendimizi,yüreğimizi es geçmeye devam ettikçe kanayıp durucak bu yara..
çocuktuk,bilmezdik "etnik köken" tanımlamasını eğer evde anne babalarımız oklula tembihli göndermemişse (!!) hep beraber çamura bulanıp hep beraber koştururduk o kocaman okul bahçelerinde.kan kardeşiydi biri eskişehir diyeri diyarbakır doğumlu iki çocuk ve urfalı bi kız kavga etmişti antalyalı bi diğerinin hakkı yendi diye öğretmeniyle..
sonra uzak köyler olduğunu farkettik batı marmara'daki o küçük anadolu şehrinden çok uzakta ve göze görünmeyen.. sonra bi baktık ki bu ülkede kimse diğerini sevmiyo!herkesin bi sebebi var berikini ötelemek için .
yıllar geçti; yetişkin olduk yetişemedik bü ülkede olan bitene veher gün biraz daha gerilen bi ipin üstünde yürürken bulduk kendimizi hep kızgındık,hep söylendik ama somut hiç bi şey yapmadık diğerini atmak istedi herkes o ipin üstünden herkes birbirini sırtındaki kambur belledi aslında o ipin birer denge unsuru olduğunu unutarak ..
bu gün gelinen noktada o birbiri için yeri gelince ölümüne kavga eden çocuklar aynı kavganın iki farklı tarafı oldu ve öldürüyordu herkes artık birbirini silahlar meşru ,ölüm yadsınmıştı gencecik bedenler artık hep manşetlerdeydi rakmasal istatistik olacak kadar çoktular ve bir orman yangını gibiydi artık bu ülkenin acısı rüzgar sertti hiç yardımcı olmadı karşılıklı esti durdu o yangın büyüsün diye !
ipin iki ucundan geliyo ateş benim tek can acım o ip kopacak diye.. insanlar ölmesin diye yazdım bu kadar şeyi istemiyorum savaşmayı artık.. hiç kimsenin tarafından bakmak istemiyorum olaya kimseyi haklı ya da haksız bulmak istemiyorum 22 yaşımdayım ve bu ülkeyi renkleriyle beraber seviyorum korkuyorum umudumu kesmekten barıştan !
TEK BAŞIMA MIYIM ???
sizce bir blogda içerik mi önemli tasarım mı?
23 Şubat 2008 Cumartesi
SINIRIN İKİ YAKASI
Etiketler:
kürt sorunu,
ordu,
savaş,
sınır ötesi operasyon,
siyaset,
TSK,
türkiye gündemi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder